ANA SAYFA

AZİZ BİR MİLLETİN HAİN BİR EMELİ  ve AMİLLERİNİ TARUMAR EDİŞİ

“O kadir gecesi ki, bin aydan daha hayırlıdır.”

Manevi ruh dünyasında şeytana ve salim olmayan arzu ve isteklerine karşı bir kalkışmaya girenler, bin aydan daha hayırlı bir anı, bir zamanı veya bir geceyi idrak ederler. Kişilerin hayatlarında bir dönüm noktası olabilecek her hangi bir zaman tıpkı ifa edilmiş bir kadir gecesi gibidir.

15 Temmuz 2016 Cuma günü, milleti ve değerlerini yok sayarak, millete karşı milletin alın terinin hasılası olan silahları doğrultanlar görülmemiş bir tepkiyle karşılaştılar. O gece, akılları ellerinden alınmış, fikirleri yok edilmiş, asker, polis, memur, sivil, dindar… kisvesinde bir sahtekar güruhu, aziz ve necip olan bir milletin şanlı direnişiyle karşılaştı. Bu aziz ve hamiyetperver yiğit halk, Osmanlı bakiyesi bu topraklarda, Osmanlı ruhuyla ecdadına layık olabilmenin huzurunu ve şevkini çok uzun bir zamandır ilk bu kadar tattı. 15 Temmuz’un ilerleyen saatlerinde kendi içlerinden Bir Çağırıcı’nın çağrısına uyarak 5-10 dakika içerisinde, sokakları ve caddeleri doldurdu.

 

Adeta hipnotize edilmiş kirli ve karanlık ellerin, ele geçirdiği tanka, topa, tüfeğe, uçağa karşı iman dolu göğsünü siper etti. O gece sokağa fırlayan, o gece darbeye karşı bir arslan gibi kükreyen, aklına ve kalbine gelen vesveseleri elinin tersiyle duvara çarparak milletin tarafına geçenler, o gecesi bin aydan daha hayırlı bir zamanı ve hali idrak ettiler. Ülke içinde zalimleri ve hainleri şaşkına uğrattılar, yenilgiye mahkum ettiler. Dünya bu tablo karşısında şoke oldu. Âlemi İslam ise, sevindi. Dünya mazlumları sevinç gözyaşları döktüler. Onlar da sokaklara sökün ederek Türk Milletinin zaferine, başarısına, sevincine iştirak ettiler. Dostlarımız sevindi, düşmanlarımız üzüldü.

 

Meydanları dolduran kalabalıklar inanın Hacc’da, Kâbe’de ki insanlardan daha fazla bir birlerine karşı saygılıydılar. Hiç kimse bir diğerine “öte git, sıkıştım” bile demedi. Sanki Allah herkesin kalbine, hiç kimse kimseyi incitmesin diye bir ilham vermişti. Bir haftayı geçti, hala bu hal devam etmekte. İşte Millet olmak, bir olmak, beraber olmak her halde bu olsa gerek.

 

Allah bu millete dolaylı yoldan çok yardım etmişti. Bu defa direk yardım etti. Hemen yardım etti.

 “ Ey iman edenler! Siz Allah’a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder. Sizin ayaklarınızı bu yolda sağlamlaştırır.” Muhammed Suresi: 7

 

Bu aziz millet, Suriyeli kardeşlerine Allah için yardım etti.

Iraklı, Afganistanlı, Afrikalı, Miyammarlı, Arakanlı, Filistinli, Gazeli, Bosnalı… ve daha başka Müslüman ve müslüman olmayan nice halklara Allah için, Allah adına yardım etti. Allah da bu millete bütün bu yaptıklarına binaen yardım etti. Melekleriyle bu milletin kalbine ve gönlüne cesareti ve sekineyi yerleştirdi. Onlar bu vesileyle bir gecede bir destan-zafer yazdılar.

 

Bu milletin kalp ve gönül dünyasında hissiyatı ve inancının damıtılmış bir tercümanı olan Diyanet İşleri Bakanlığı Teşkilatı Kurumu ve onun din gönüllüler ordusu neferlerini ve bu teşkilata zor zamanda önderlik etmiş Sayın Başkan Mehmet Görmez Hacamızı şükran ve minnetle anmak gerek.

 

Bin yılı aşan bir zamandır İslam’ın bayraktarlığını ve hamiliğini üstlenmiş bu yüce ve aziz milletin bir ferdi olmaktan dolayı da Allah’a sonsuz hamd ediyorum.

 

Bu uğurda asker, polis ve sivil halktan şehit olan kardeşlerimize Rabbimden şahadetlerini kabul buyurmasını temenni ediyorum.

 Yaralı olanlara Rabbimden şifalar diliyorum.                                                                                                                                                                                                                                  25.07.2016 / P.tesi

                                                                                                         Ramazan    KUŞ

                                                                                                           Akçadağ İlçe Vaizi  

 




04/04/2016 ve 26/05/2016 Tarihleri arasında yapılmış olan 1. Kur'an-ı Kerim hizmet içi eğitim kursunu arkadaşlarımız başarı ile tamamlamıştır.Kurs sonunda farklı bir etkinlik ve kaynaşma amaçlı piknik düzenlenmiştir. Emeği geçen herkese teşekkürler.






01/07 mayıs Trafik haftası dolayısı ile İlçe Jandarma ve Müftülüğümüz Trafik ve Din konusunda görüş alış verşinde bulundu.Cuma Vaazında Din ve Trafik ilişkisinin  önemine vurgu yapıldı.






Akçadağ ŞEHİD'ini uğurladı

Uzm.Çvş Gökhan ASLAN son yolculuğuna uğurlandı.Şehidimize ALLAH'tan rahmet yakınlarına sabırlar diliyoruz.

Milletimizin başı saolsun.






04/05/2016



Miraç Kandilinin yıldönümünün Miletimize, Memleketimize ve tüm  İslam alemine hayırlara vesile olması temennisiyle..
Kandiliniz mubarek olsun hayırlı kandiller                                                                   
                                                Akçadağ Müftüsü
                                               Durmuş EVLEKSİZ




AKÇADAĞ FATİH FENLİSESİ''TÜBİTAK BİLİM ŞENLİĞİ'' 

Öğrencilerin çalışmalarından bir örnek
Yapılan çalışmada toprağı,tohumu,suyu,sıcaklık vs.eşit olan üç fasulye tohomu ekilmiş ve bu tohumlara (solda)olana günlük 1 saat Kuran-ı Kerim
ortada olana normal bir ortam  (sağdaki)ne ise çeşitli müzikler dinletilmiş.Sonuç olarak Kuran-Kerim dinletilerek yetiştirilen fasulye diğer ikisinden çok farklı olarak gelişme göstermiş üzerinde meyveleride mevcuttur.Yorum sizlerde...

KARDEŞLERİMİZE BŞARILAR DİLERİZ.




GENÇLERE DUA

Ya Rabbena takabbel minna inneke entel semiul âliym …..

Elhamd… salat ve selam

Ey yerin ve göklerin sahibi olan rabbimiz! Biz sana inandık, sana güvendik sana yöneldik, sana sığındık, seni sevdik, sevdiklerini sevdik, düşmanlarında da hoşlanmadık Rabbimiz!

Sen de bizi sev, bize acı, bize merhamet et. Günahlarımızı bağışla, sıkıntılarımızı gider, acılarımızı dindir. Millet, memleket ve bütün bir âlemi İslam ve mazlumlar adına sana yalvarıyoruz. Bizleri dünya mazlumlarının umudu haline getirdin. Bizleri, bu umudun bir semeresi olarak, kendi köklerinden güç alarak yeniden ayağa kalkan hamiyetperver bir millet eyle!

Ya rabbi Kitab-ı Kerim’minde inen ilk ayet, OKU, SENİ YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU…  diyorsun.

Yine “hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu” diyorsun.

Peygamberin ise; “beşikten mezara kadar okumayı, ilim Çinde de olsa ona ulaşmayı”, öğütlerken, “kadın ve erkek Müslümana ilim öğrenmenin farz( zorunluluk) bir ibadet olduğunu” söylüyor.

Yine; “İlim yolunda olanlara cennet yolunun kolaylaşacağını, meleklerin onlara bu kutlu ilim yolunda eşlik edeceğini” ifade ediyor.

İlim ve bilgi meclislerine mal olmuş şu söz ne güzel kelam eylemiş; İlim meclislerinde Ya alim ol, ya bir talebe-öğrenci ol, ya dinleyen ol, ya da onları seven ol, beşincisi olma helak olursun.

Şu gençlerimizi, yürüdükleri bu ilim, bilgi yolunda; ahlakı ve erdemi de yüklenerek millet ve memleket için birçok yeni buluşlara, icatlara imza atan altın bir nesil eyle!

Ya rabbi millet ve memleket aşkıyla, kalbi sana tutkun bu gençlerimizi yürüdükleri bu kutlu yolda, senin adınla okuyup iş yapan, aşını ve işini bu vatan için seferber eyleyerek, evvela bu memleketin insanları ve bütün bir alemi islam ve tüm insanlık için çalışıp çabalayan güzel insanlardan eyle!

Yine şu umudumuz gençlerimizi, Şeytanın ve dahili ve harici düşmanların hilelerinden, tuzaklarından uzak eyle!

Hayatının baharında, şu güzel ve nezih olan gençlerimizi, Teknolojinin içinde boğulan değil, onu hem kendisi ve hem de milleti için bir imkan ve nimete dönüştüren, bu memleket için bir derdi ve hayali olan, sorumluluk sahibi gençlerden eyle!

Kızlarımızı tıpkı Meryem annemiz gibi haya ve iffet abidesi, cennetin ayakaları altına serildiği, imanlı altın nesilleri yetiştiren anne adaylarından eyle!

Erkeklerimizi de geleceğe dair hayalleri ve umutları olan, sorumluluklarını yüklenen güçlü kişilik sahibi, imanlı gençlerden eyle!

Ya Rabbi! Bizlere, insanlığa karşı, içimize merhametinden kaynaklanan sevgi tohumları ektiğin gibi, dünyayı kasıp kavuran zalim müstekbirlere karşı da büyük bir mücadele azmi ver.

Rabbimiz! Çanakkale’de “Hasta yatağında ölümle pençeleşiyor” denildiği bir zamanda,  irili ufaklı, 16 devlet ile Cenge tutuşarak vatan topraklarını vermemek için, göğüslerindeki imanı o tek dişli canavara, uygar (!) devletlere boğdurmamak için destan yazan, o Osmanlı ruhunu bu gençlerimizin bedenlerinde, gözlerinde, hayallerinde yeniden var eyle!

Bir zamanlar! Bugün Irak sınırları içinde kalan, 1916’da müstevli bir devlet, “Üzerinde güneşin batmadığı imparatorluk” olarak nitelendirilen, modern teknolojiye sahip İngiliz kuvvetlerine karşı Kut’ul Ammare de büyük ve destansı bir mücadele vererek, düşman kuvvetlerinin 40 bine yakınını imha eden, yine bu askerlerden 13’ü general, 481 subay, 13300 asker olmak üzere,  bir çoklarını da esir ederek ikinci bir Çanakkale zaferini yaşatan Hasta adamın!  O yiğit evlatlarına da rahmet eyle!

Yarabbi! Aç kurtların, şu anda üzerinde bulunduğumuz vatan topraklarına hücum ettiği bir zamanda vatanın her karış torağında son varlığıyla milli bir mücadele vererek düşmana haddini bildiren şu mazlum, ama başı dik imanlı milletin çocukları olarak sana yakarıyoruz. Bizleri, ecdadının yolunda giderek onlara layıkı veçhile vefalı evlatlar eyle!  

Yarabbi şu gençler, dün destan yazan o yiğit insanların torunları! Senden istirham ediyoruz. Şu güzel memleketin güzel gençlerine, Fanatize olmuş bir tarih değil, bilinçli, akl-ı selim bir tarih şuru nasip eyle! Onlara ecdadının azim ve gayretini bahş eyle! Yok eden değil, yaşatan bir şuur  kalplerine derç eyle!

  Bütün gençlerimizi, Memleketimizin doğu ve güney doğusunda kandırılarak, uygar ama medeniyetten nasip almamış bazı müstevli devletlerin namı hesabına çalışarak, asker ve polislerimizin karşılarında ihanet ve ölüme razı edilmiş kimselerden eyleme!

Şu günlerde, yine şu ateş çemberi içerisinde yaşamak zorunda bırakılan memleketimizi, zalimlerin, inkarcıların ve de nifak sahibi kimselerin entrikalarından, tuzaklarından halas eyle! Tuzaklara karşı tuzak kuran Sensin Yarabbi, o tuzak kuranların ittifaklarını bertaraf eyleyerek, o kurdukları tuzakları din ve vatan hasımlarının aleyhlerine eyle!

Ülkemizi, milletimizi, bu memleketin değerlerini korumak için Allah yolunda canlarını veren şehitlerimize rahmet eyle! Fedakar ailelerine, Sabr-ı Cemîl ve hayırlı uzun ömürler nasip eyle!

Gazilerimize de, din ve vatan uğrunda daha fazla hizmetle beraber, nice güzel gelecekler ihsan eyle!

Sübhane Rabbike Rabbil îzzeti Amme Yesıfûn…..

                                                                                                                                                                   AMİN                                                                                                                                                                                                             AKÇADAĞ İLÇE VAİZİ : RAMAZAN KUŞ 




   






Akçadağ'da Kutlu Doğum Etkinliği

12 Nisan 2016 Salı 14:34

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle program düzenlendi.

Malatya'nın Akçadağ ilçesinde Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle program düzenlendi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından program başladı. Kuran-ı Kerim ve mealinin okunmasıyla devam eden programda, bir konuşma yapan Akçadağ İlçe Müftüsü Durmuş Evleksiz, konferansın amacının toplumda birlik ve beraberliğin, sevgi ve kardeşliğin kısaca toplum olarak birlikte yaşama ahlakının sağlanması olduğunu söyledi. Evleksiz, "Birlik halinde medenice yaşayabilmek için önce can ve mal güvenliğimizin sağlanması, adalet ve hukukun güvence altına alınması ve aynı zamanda toplum vicdanında bu duygunun egemen olması gerekmektedir. Duygularımız, düşüncelerimiz, söz ve davranışlarımız, özümüz ve sözümüz bir olmalıdır. Yalan ve hileden gösteriş ve yapmacıktan kaçınarak Mevlana'nın dili ile 'Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol' felsefesini içtenlikle benimsemeliyiz. Müslüman Müslüman ile huzur içerisinde birlikte güvenle yaşamalıdır. Zira müminin en önemli vasfı kaynaşma ve uzlaşıdır. Sevgili Peygamberimiz mümin (Uzlaşıp-Kaynaşan) ve ülfet olunandır.(Kendisi ile uzlaşıp sevilendir) Sevip sevilmeyen uzlaşamayanda hayır yoktur buyurmuştur. Yine Peygamberimiz birlikte yaşamanın vazgeçilmez unsurları olan birlik halinde barışı, sevgi ve merhameti hak ve adaleti yardımlaşma ve güzel ahlakı yaşam haline getirmiştir" diye konuştu

İlçe Müftüsü Durmuş Evleksiz'in konuşmasının akabinde, İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Çolak tarafından "H.z Peygamberin Oluşturduğu Vahdet Toplumu" konulu konferans verildi. Akçadağ Öğretmen Evinde gerçekleştirilen programa, Darende Kaymakamı Ali Türk, Akçadağ Belediye Başkan yardımcıları Eyüp Işık, Aliseydi Turhan,,daire amirleri ve Akçadağlılar katıldı.










22/02/2016 TARİHİNDE AKÇADAĞ MÜFTÜLÜĞÜ;DİN GÖRERVLİLERİNE  ''KADINA YÖNELİK ŞİDDET'' KONULU SEMİNER DÜZENLEDİ











04/04/2016 TARİHİNDE MÜFTÜLÜĞÜMÜZ DİN GÖREVLİLERİ İÇİN HİZMET İÇİ EĞİTİM KURSU DÜZENLİYOR



































Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret424268